<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel &#8211; İzmir Proktoloji Uzmnı Op. Dr. Altan Karan</title>
	<atom:link href="https://www.altankaran.com.tr/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.altankaran.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jan 2026 11:54:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.altankaran.com.tr/wp-content/uploads/2025/06/favicon-125x125.png</url>
	<title>Genel &#8211; İzmir Proktoloji Uzmnı Op. Dr. Altan Karan</title>
	<link>https://www.altankaran.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 11:36:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANAL HASTALIKLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=4600</guid>

					<description><![CDATA[İnsanları bezdiren makat akıntılarının birçok nedeni vardır. Bunların başında makat fistülü denen perianal fistüller gelir. Bunun dışında bu bölgenin apseleri kronik anal fissürler, bazı hemoroidler prolapsus recti denilen makatın anüsten dışarı çıkması gibi nedenler akıntı nedenidir. HPV virüsünün yaptığı anal kondilomlar bir diğer makat akıntısı nedeni olarak sayılır.  Perianal fistüller genelde bu bölgede oluşan apselerden]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.2; margin-left: 0.780998pt; margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt;"></p><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İnsanları bezdiren makat akıntılarının birçok nedeni vardır. Bunların başında makat fistülü denen perianal fistüller gelir. Bunun dışında bu bölgenin apseleri kronik anal fissürler, bazı hemoroidler prolapsus recti denilen makatın anüsten dışarı çıkması gibi nedenler akıntı nedenidir. HPV virüsünün yaptığı anal kondilomlar bir diğer makat akıntısı nedeni olarak sayılır. </span></p></span></p>



<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Perianal fistüller genelde bu bölgede oluşan apselerden sonra görülür. Apsenin cerrahi olarak drene edilmemesi sonucu apse en kolay yerden kendini drene eder. Bu da genelde anüs içi ile dışı arasında 2. bir kanal oluşmasına neden olur. Apse drene olduktan sonra drenaj sırasında oluşan oluk kanamaya ve burada akıntı yapmaya devam eder. hastada sürekli bir akıntı oluşur. iç çamaşırları sürekli kirlenir. Bazen bu oluktan gaz geldiği de görülür. Fakat gelen akıntı dışkıya benzer ve kötü kokuludur. Hastanın yaşam kalitesini çok düşürür. Anal fistüllerin tedavisi değişiktir. Uzun zaman alır. Fistülün anüs sfinkterleri ile olan durumuna göre yapılacak tedavi değişir. Yanlış bir tedavi hastanın ömür boyu gaz-gaita kaçırmasına neden olabilir. Anal sfinkterlerle ilişkisine göre fistüllerde fistulotomi, lazer ablasyon, seton uygulaması ve çeşitli tıkaç yöntemlerinden yararlanılabilir. Kronik anal fissürlerde de makat akıntıları görülebilir. </span></p></span></p>



<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Fissürler genelde saat 12 hizasında oluşurlar. Fissür zeminindeki enfekte granülasyon dokusundan akıntılar olmaktadır. Kronik fissürlerde tedavide amaç anal spazmın ortadan kaldırılarak fissürün iyileşmesine zemin hazırlamaktır. Bu amaçla botulinum toksini içeren preparatlar, nitrogliserin içeren merhemler kullanılabilir. Bunların yarar sağlamadığı vakalarda cerrahi olarak LİS ameliyatına başvurulur. Makat bölgesinde ağrı ve şişlik yapan bazı hastalıklarda da makat bölgesinde ıslaklık ve akıntı görülebilir. Bunlar anal hematom, tromboze hemoroid ve bu bölgenin apseleri şeklinde sayılabilir. </span></p></span></p>



<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Anal hematom anüs cildi altında olan kanamalar sonucu görülür. Bunun da en büyük nedeni kabızlığa bağlı aşırı ıkınmadır. Ikınma sonucu oluşan basınç bu bölgedeki damarlarda çatlamalar oluşturur. Bu da cilt altında kanamalar şeklinde kendini belli eder. Oluşan pıhtı bazen kendiliğinden patlayarak bu bölgede kanama ve akıntı oluşturur. Yine bu bölgedeki basınç artması mevcut hemoroidlerin içinde pıhtı oluşumuna yol açabilir. Bu tabloya tromboze hemoroid diyoruz. Hastada şiddetli ağrı vardır. Makat bölgesi ıslaktır. Ağrı birkaç gün sürer. Tedavide ye trombüs çıkarılır ya da normal hemoroidektomi şeklinde o pake cerrahi olarak alınır. Akıntı eğer anüsün içinden geliyorsa bu hastalara mutlaka rektoskopi ve kolonoskopi yapılarak kalın bağırsak ve rektumda bir polip veya başka bir patoloji yönünden araştırılması gerekir. </span></p></span></p>



<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Bazı polipozis vakalarında anal bölgedeki oluşan akıntılar dışkı ile bulaşmış şekilde görülebilir. Ayrıca bu bölgenin iltihabı hastalıkları (crohn ve colıtıs ülseroza) anal bölgede akıntılar oluşturabilir. Anal bölgede akıntı yapabilen diğer bir hastalık bu bölgede görülen kondilomlardır. Kondilomlar HPV virüsünün yaptığı siğillerdir. Genellikle cinsel yolla bulaşır. Özellikle homoseksüellerde anüs içinde de kondilomlar görülür. Bunların anal akıntıya neden olması daha fazladır. Anal kondilomlarda tedavi bu siğillerin radyofrekans veya lazer ile yakılmasından ibarettir. Bu tür hastalar belirli aralıklarla kontrol edilmeli ve tedavi sonrası nüks eden siğiller tekrar yakılmalıdır. </span></p></span></p>



<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Makattan gelen akıntı bazen sümüksü bir vasıf alabilir. Bu akıntı genelde anüs içinden gelir. Kolon, rektum mukozasının bir hastalığı sonucu ortaya çıkar. Genelde neden bu bölgede mevcut olan poliplerdir. Ayrıca rektumun iltihabi hastalıklarında da burada sümüksü bir akıntı görülebilir. Bu hastalarda akıntıya anüs kaşıntısı, deride kızarıklık ve kötü koku eşlik eder. Bazı bağırsak hastalıklarında aşırı irritasyona bağlı olarak fazla miktarda gaz oluşur. Hasta bu gazı çıkarırken makatta ıslaklık oluşabilir. Gaz çıkışına sıvı dışkı ve ıslaklık eşlik edebilir. Bu durum sık sık oluyorsa hastanın mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına görünmesinde yarar vardır. </span></p></span></p>



<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Makat ıslaklığı yaşayan hastaların öncelikle beslenme alışkanlığını değiştirmesi gerekir. Özellikle posa bırakan, liften zengin gıdalara yönelmesi gerekir. Böylece dışkı kıvamı ve bağırsak çalışma düzeni iyileşir. Dışkı kıvamı için kişinin aldığı günlük sıvı miktarı da çok önemlidir. Biz hastalarımıza günlük 3 litre su almasını öneriyoruz. Makattan akıntı gelen hastalar mutlaka bir proktoloji uzmanına muayene olmalıdır. Anal bölge hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenen bilim dalı proktolojidir. Proktolojik pozisyonda yapılacak bir muayene anal akıntı kaynağının teşhis edilmesini sağlayacaktır. </span></p></span></p>



<p class="has-text-align-center"><span id="docs-internal-guid-025a4ba9-7fff-ca31-54e1-a685619b00b7" style="white-space: normal;"><p dir="ltr" style="line-height: 1.321859; margin: 1.70929pt 14.615143pt 0pt 0.341003pt; text-indent: 0.384995pt;"><span style="font-size: 11pt; font-family: Arial, sans-serif; font-variant-ligatures: normal; font-variant-alternates: normal; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-position: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Bazı hastalar makat temizliği için özellikle kabızlık durumunda parmak sokarak dışkının çıkmasına uğraşırlar. Bazen de sürekli lavman ve fitil uygulamalarıyla bunu alışkanlık haline getirirler. Bu tür işlemler anal bölgede travmaya neden olur. Bu travmaya bağlı olarak bu bölgede çatlaklar, enfeksiyonlar ve bunun sonucu darlıklara neden olabilir. Bazı titiz hastalarda taharetlenme sırasında bu bölgenin temizliği için suyun dışında çeşitli antiseptik maddeler kullanır. Bunlar da bu bölgede tahrişe ve sonuçta akıntıya neden olabilir. Hiçbir neden bulunmayan anal bölgedeki ıslaklıklarda bölgesel antikolinerjik ilaçlar kullanılabilir. Lokal hijyene çok dikkat edilir. Lokal terlemeyi azaltmak için bu bölgeye botulinum toksini içeren preparatlar enjekte edilebilir. Sonuç olarak makat akıntısı olan hasta mutlaka bir proktoloğa başvurmalıdır. Nedene yönelik tedavi esastır.</span></p></span></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/">Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/">Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/">Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
</ul>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:27:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANAL HASTALIKLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=4559</guid>

					<description><![CDATA[Makat ağrıları anal bölgede oluşan şiddeti ve zamanı değişik olan bir durumdur. Yaygın olarak görülmektedir. Çoğu altta yatan sebepler ortadan kaldırılırsa kendiliğinden düzelirler. Makat ağrısına neden olan faktörler çok çeşitlidir. Bu faktörlerin başında hemoroidler gelir. Bunun dışında anal bölgedeki fissürler, fistüller, bu bölgenin enfeksiyonları, nadiren bu bölgenin kanserleri anismus denilen kas spazmı gibi durumlar ağrıya]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center">Makat ağrıları anal bölgede oluşan şiddeti ve zamanı değişik olan bir durumdur. Yaygın olarak görülmektedir. Çoğu altta yatan sebepler ortadan kaldırılırsa kendiliğinden düzelirler. Makat ağrısına neden olan faktörler çok çeşitlidir. Bu faktörlerin başında hemoroidler gelir. Bunun dışında anal bölgedeki fissürler, fistüller, bu bölgenin enfeksiyonları, nadiren bu bölgenin kanserleri anismus denilen kas spazmı gibi durumlar ağrıya neden olur. Bunların dışında bazı pelvik taban hastalıkları, peri anal bölgede görülen hidradenitis suppurativa, anal bölgeye uygulanan yabancı cisimlerin anüste kalması gibi nedenlerle de anal ağrı oluşur.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bazı kişilerde kronik kabızlık sonucu zaman zaman kıl dönmelerinin enfeksiyonu ile, hamilelik ve adet dönemlerinde de makat ağrısı görülebilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Makat ağrısına yol açan en büyük neden bu bölgenin hemoroidleridir. Özellikle tromboze olmuş hemoroidlerde hastada şiddetli ağrı oluşur. Bu akut bir tablodur. Müdahale edilmezse ağrı şiddetlenerek birkaç gün sürer. Sonra ağrı şiddeti azalır. tramboze hemoroidin alınması veya en azından trombüsün çıkarılması ile ağrı kaybolur. Bunun dışında özellikle 3. ve 4. derece hemoroidlerde ağrı oluşur. Dışarıda olan hemoroidlerin ülsere olması sonucu tabloya kanamayla birlikte ağrı da eşlik eder. bu durum procidentia recti vakalarında da görülür. Dışarı çıkan rektum mukozası ülsere ve enfekte olur. Buna bağlı kanama ve ağrı görülür. procidentia rectinin cerrahi tedavisi olayı çözümler.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Diğer bir ağrı nedeni bu bölgede görülen kronik fissürlerdir. Kronik fissürler genelde saat 12 hizasında oluşur. Dışkılama sırasında ve sonrasında şiddetli yanmayla birlikte ağrı oluşur. Bu ağrı hasta tarafından keskin bir ağrı şeklinde hissedilir. Bu tür ağrı fissür dışında bu bölgenin ülserlerinde, bir pelvik taban hastalığı olan levator ani sendromunda da görülür. Levator ani sendromunda ağrı bıçak saplanır şeklinde olan bir kas spazımıdır. Kronik fissürden ileri gelen ağrılarda tedavi fissürün tedavisi şeklindedir. Kronik fissürlerde ağrıyı yapan anal spazmdır. Anal spazmı ortadan kaldırmak için ya LİS ameliyatı uygulanır ya da botulinum toksini içeren preparatlar veya nitrogliserin içeren merhemler kullanılır. Fakat bunların bir proktolog gözetiminde uygulanması gerekir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Anüsün içinden gelen ağrı vakalarında bir iç hemoroid veya anal bölgedeki bir apseden kuşkulanmak gerekir. Apseden ileri gelen ağrılar süreklidir. Derinden gelir. Anal bölgenin muayenesinde bu bölgede bir kızarıklık, bir şişlik görülebilir. Bu bölge sıcaktır. Bazen apseler derinde olabilir. Dış muayenede herhangi bir şey görülmez. Anal apseden kuşkulanılan vakalarda eğer dışarıda herhangi bir patoloji gözlenmezse hastaya MR çektirip derinde bir apse olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu durum orta yaşlı ve diyabetik hastalarda daha sık görülür. Anal apse teşhis edilen vakalarda drenaj esastır. Apse drene edildikten 1 ay sonra yeniden bir MR çektirip apsenin herhangi bir fistülden ileri gelip gelmediğini araştırılması gerekir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Anal bölgedeki enfeksiyonlarda da özellikle bu bölgede görülen mantar enfeksiyonlarında ve kondiloma akuminata gibi virütik hastalıklarda da ağrı görülür. Bu ağrıya bu bölgede kaşıntı da eklenir. Bunları proktolojik pozisyonda yapılan fizik muayene ile kolayca teşhis etmek mümkündür. Mantar enfeksiyonlarında, karar verilemeyen kuşkulu vakalarda biyopsi alınıp tanı kesinleştirilmelidir. Kondiloma vakalarında buradaki siğiller radyofrekans veya koter ile tek tek yakılıp tedavi edilir. Bu tedavi yapılırken anal bölgede herhangi bir darlığa yol açmamaya dikkat etmek gerekir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bunun dışında özellikle orta yaş ve üzerinde bu bölgenin kanserleri anal bölgede dolgunluğa, kanamaya, ağrıya neden olur. Karar verilemeyen vakalarda mutlaka rektoskopi ve kolonoskopi yapılarak durum aydınlatılmalıdır. Herhangi bir tümöral kitle saptandığında mutlaka bundan biyopsi alınır. Sonuç malgin gelirse onun ileri tetkik ve tedavileri yapılır.</p>



<p class="has-text-align-center">Bayanlarda adet dönemlerinde veya hamilelik döneminde anal ağrı görülebilir. Adet dönemlerinde görülen ağrılar genelde kabızlık sorunuyla ilgilidir. Hamilelik döneminde ise fetüs pelvik bölgeye bası yapar. Buna bağlı olarak bu bölgede kan dolaşımı bozulur. Buradaki hemoroidal damarlarda şişmeler oluşur. Bu da hamilelerde ağrılara neden olur. Hamilelik döneminde kabız kalmamaya dikkat etmek gerekir. Posa bırakan diyet, günlük ortalama 3 litre su, egzersiz hamilelikte kabızlığı önleyecektir. Hemoroidlerde şişmeler olursa buna bağlı ağrılarda oturma banyoları ve lokal anestezik merhemler kullanılır. Pelvik taban hastalıkları dediğimiz hastalıklardan biri de anismus denilen hastalıktır. Bu dışkılama sırasında levator kasının gevşememesi sonucu oluşur. Hastalar dışkılama zorluğu yaşar ve dışkılama sırasında ağrı duyarlar. Anismus tedavisinde çeşitli yöntemler vardır. bunların en iyisi botinilum toksini içeren preparatlarla levator ani kasının gevşetilmesidir. Bu gevşemeden sonra oturma banyoları sırasında kegel egzersizlerinin yapılması tedavide esastır. Bunların dışında rektosel, enterosel, sistosel vs gibi organ sarkmalarında da anal bölgede ağrı oluşabilmektedir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Basit tipteki makat ağrıları çoğu zaman birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Hastalar ağrılı dönemde oturma banyoları, ağrı kesiciler, kabızlık varsa laksatifler kullanabilir. Birkaç gün içerisinde geçmeyen vakalarda mutlaka bir proktolog muayenesi şarttır. Muayene sonucu görülen hastalığa göre tedavi planlanır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">sonuç olarak makat ağrıları da diğer hastalıklar gibi ihmal edilmemesi gereken, nedenin mutlaka aydınlatılması gereken bir durumdur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/">Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/">Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/">Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
</ul>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:25:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANAL HASTALIKLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=4556</guid>

					<description><![CDATA[Makat kanaması veya bilimsel adıyla anüsten kan gelmesi çeşitli hastalıklarda oluşur. Gelen kanın rengi, kıvamı, sıklığı ve dışkıyla karışık olup olmadığı bize bir ön bilgi verebilir. En sık kanama nedenleri hemoroid, kabızlık, anal fissür, anal fistül, kolorektal kanser, divertikül ve inflamatuar bağırsak hastalıklarıdır. Bunun dışında kolonda olan poliplerde de kanama görülebilir. Bu hastalarda gelen kanamalar]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center">Makat kanaması veya bilimsel adıyla anüsten kan gelmesi çeşitli hastalıklarda oluşur. Gelen kanın rengi, kıvamı, sıklığı ve dışkıyla karışık olup olmadığı bize bir ön bilgi verebilir. En sık kanama nedenleri hemoroid, kabızlık, anal fissür, anal fistül, kolorektal kanser, divertikül ve inflamatuar bağırsak hastalıklarıdır. Bunun dışında kolonda olan poliplerde de kanama görülebilir. Bu hastalarda gelen kanamalar genelde kırmızı renktedir. Sindirime karışmamış kandır. Sindirim sisteminde daha yukarıda mide ve ince bağırsak düzeyinden gelen kanamalar genelde koyu renklidir. Mide kanamaları kısmen sindirim enzimlerine maruz kaldığından siyah renkte görülür. Buna melena denir. Bu kanamalar katran renginde ve kokuludur.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Anal kanamalarda en büyük nedenlerden biri bu bölgedeki hemoroidlerdir. Bilindiği gibi hemoroidler 4 grupta değerlendirilir. Her gruptaki hemoroidde kanama görülebilir. Bu kanamalar kırmızıdır. Tuvalet sırasında veya sonrasında görülür. Uzun süreli kanamalar hastada anemiye neden olabilir. Anemi oluşmuş hastalarda kalp çarpıntıları vardır. Hasta soluktur, çabuk yorulur. Bu kanamalara bazen ağrı da eşlik edebilir. Kanamalarda hemoroid derecesi arttıkça miktar artar. Hemoroidin kanama yapması için anal basıncın artması gerekir. Basıncı arttıran en büyük neden de hastalarda oluşan kabızlık ve ishal nöbetleridir. Basıncı arttıran diğer nedenler uzun süreli ıkınma ve gebelik gibi durumlardır. Hemoroid kanamaları basit bir proktolojik muayene ile saptanabilir. Anoskopik muayene ile hemoroidin derecesi saptanır. Buna göre bir tedavi planlanır. Bunlar lazer, band ligasyon veya THD gibi ofis tedavileri olabilir. 4. Derecede anüsten dışarı çıkmış hemoroidlerde ise cerrahi tedavi gerekebilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Diğer bir kanama nedeni hastalardaki makat çatlakları yani kronik anal fissürlerdir. Anal fissürler genelde saat 12 hizasında oluşur. Kronik vakalarda nöbetçi meme tabloya eklenir ve&nbsp; taharetlenme sırasında hastanın eline gelir. Kronik fissürlerde ana belirti dışkılama sırasında ve sonrasında oluşan şiddetli yanma ve ağrılardır. Genelde sık sık kabızlık çeken veya sık ishal nöbetleri geçiren&nbsp; hastalarda görülür. Anüs çevresindeki deride yırtıklar oluşur. Dışkılama sırasında feçesin burada yaptığı tahrişle kanamalar oluşur. Bu kanamalar kırmızıdır. Fakat hemoroid kanamaları kadar çok değildir hemoroidlerde kanama damla damla gelir. Hasta taharetlenme sırasında peçeteye bulaştığını söyler. Fissürün tedavisi ile bu kanamalar da kendiliğinden tedavi olur. Bu amaçla anal spazmın azaltılması için ya LİS ameliyatı yapılır ya da botulinum toksini içeren ilaçların internal sfinkter içine uygulanması gerekir. Operasyondan korkan hastalarda nitrogliserin içeren merhemler anal spazmı gidermek için kullanılabilir. Fakat bunların başta, şiddetli baş ağrısı olmak üzere çeşitli yan etkileri vardır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bir diğer kanama nedeni rektum ve anal bölgede gelişmiş tümörlerdir. Hastalarda dışkı yapısında bir değişiklik olur. Hasta kilo kaybetmeye başlar. Başlangıçta sinsi gelişen kanama daha sonraları şiddetli olmaya başlar. Sürekli kan kaybedilmesi anemiye neden olur. Çünkü erken evrelerde hastalık sinsi seyredebilir. Anemi görülen vakalarda mutlaka bir kolonoskopi yapılıp hasta tümör yönünden araştırılmalıdır. Tümörden olan kanamalarda hastada başlarda dışkıda gizli kan araştırılır. Daha sonraları kanamalar genelde dışkı ile karışıktır. Bu durumdaki kanama hemoroiddeki gibi dışkılama sırasında veya sonrasında damla damla gelmez. Kolonoskopide tümör saptanan vakalarda biyopsi alınır. Sonuç malign gelirse ileri tetkikler yapılır. Sonuca göre kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tedavi yollarına gidilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Diğer bir kanama nedeni bu bölgede oluşan inflamatuar bağırsak hastalıklarıdır. Bunlar; Crohn ve ülseratif kolit gibi hastalıklardır. Bu hastalarda karın ağrısı ve ishal ana belirtidir. Özellikle colitis ulcerosa nöbetleri sırasında ishale kanlı dışkılama eşlik eder. Kanamalar pıhtılı ve kırmızı renktedir. Rektum dışında görülen crohn hastalığında pek görülmesede rektumda görülen Crohn hastalığında da kanamalar görülebilir. Bunlarda da tanı rektoskopi ve bunun sonucu alınan biyopsi ile konur. Özellikle colitis ulcerosa ileride malign bir durum görülmemesi için sık takip gerekir. Her iki hastalık çeşitli ilaçlarla tıbbi olarak kontrol altına alınabilir ve tedavi edilir. Sonuç alınamayan vakalarda cerrahi tedaviye başvurulur.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bir diğer kanama nedeni bu bölgenin divertiküler hastalığıdır. Divertiküller sol taraftaki kolonda damarların giriş yerlerinde oluşan küçük mukoza çıkıntılarıdır. Bunların oluşumunda en büyük neden kolonun bu bölümünde oluşan basınç artışlarıdır. Uzun süreli kabızlık çeken, ileri yaş hastalarda görülür. Bu divertiküler iltihaplanarak divertikülit denilen tabloyu oluşturur. Bu tabloya sol tarafın apandisiti de denir. Bu divertiküllerde kanamalar da görülebilir. Bu kanamalar daha çok ileri yaşlarda görülür. Divertikülitte tabloya ağrı ve ateş de eklenir. Bunlarda başlangıçta tıbbi tedavi yapılır. Tablo ilerlerse tıbbi tedaviden sonuç alınamazsa cerrahi tedaviye başvurulur.</p>



<p class="has-text-align-center">Bunların dışında rektum bölgesinin diğer nonspesifik iltihaplarında, bu bölgeye kanser nedeniyle yapılan radyoterapi sonrasında, bu bölgede görülebilen damar anomalilerinde kanamalar nadir olsa da görülebilir. Bazı kolon polipleri de kendilerini kanama ile belli edebilirler. Bunların görüldüklerinde kolonoskopi ile alınması gerekir. çünkü bunlarda kanserleşme riski vardır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Her ne şekilde olursa olsun tüm kanamalarda mutlaka kolonoskopi yapılıp kanama odağı bulunmalıdır. Kanama odağı bulunduktan sonra nedene yönelik tedavi esastır. Bu arada hastalarda uzun süreli kanamaya bağlı anemi de tedavi edilmelidir. Hastalardaki kabızlık ve ishal problemleri de düzeltilmelidir. Bununla ilgili diyet düzenlemesine gidilmelidir.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/">Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/">Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/">Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
</ul>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:23:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANAL HASTALIKLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=4554</guid>

					<description><![CDATA[Anal sitenoz en basit tanımıyla makat darlığı demektir. Normalde dışkılama sırasında anüs gevşer ve açılır. Fakat makat darlıklarında bu olmaz. Anüste kısıtlanma olur. Anüs dar ve elastik olmayan bir yapıya dönüşür. Bu da anüsün fonksiyonlarını bozar. Dışkılama çok zor olur. Kişinin dışkılama sırasında ıkınma sonucu bölgeye yaptığı bu basınçla kanama, ağrı oluşur. Bu zamanla inkontinans]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center">Anal sitenoz en basit tanımıyla makat darlığı demektir. Normalde dışkılama sırasında anüs gevşer ve açılır. Fakat makat darlıklarında bu olmaz. Anüste kısıtlanma olur. Anüs dar ve elastik olmayan bir yapıya dönüşür. Bu da anüsün fonksiyonlarını bozar. Dışkılama çok zor olur. Kişinin dışkılama sırasında ıkınma sonucu bölgeye yaptığı bu basınçla kanama, ağrı oluşur. Bu zamanla inkontinans sorununa yol açar. Bu&nbsp; hastalarda ayrıca zamanla birtakım psikolojik sorunlarda çıkabilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Anüsün bağırsakla birleştiği son kısmı bir huniye benzetilebilir. Dışkılamada iç ve dış sfinkter kasları genişler. Bu huni şeklindeki yapı düz bir şekil alır ve hasta dışkılamasını yapar. Sitenoz durumlarında bu gevşeme olmaz. Bu bölge dar olarak kalır ve dışkının çıkması zor olur. Bu darlığa neden olan bir sürü etmen vardır. Daha önce uygulanmış bir cerrahi tedavinin sonucu gelişmiş skar dokusu, kondilom koterizasyonlarından sonra gelişmiş keloid yapıları en çok görülen darlık nedenleridir. Burada en önemli sorun oluşmuş fibrotik yapılar nedeniyle anal kanalın olması gereken elastik yapısının bozulmasıdır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Anal sitenozlar doğumsal olabildiği gibi, sonradan da gelişmiş olabilir. Doğumsal olanlar içinde anüsün olmaması veya imperfore anüs sayılabilir. İmperfore anüste anüs kenarında ince bir zarla bebek doğar. Eğer sfinkter yapısı normalse bu bebekler basit bir operasyonla sağlıklarına kavuşabilir. Ayrıca alzheimer hastalarında görülen sitenozları da kazanılmış sitenozlar grubuna sokabiliriz. Alzheimer hastalarında ihtiyarlayan sfinkter kaslarının görevini yapamaması yüzünden gaz gaita kaçırması sık olur. Anal sitenoz bu durumu biraz engelleyebilir. Bu hastalar tedavi edilirken bunun göz önünde bulundurulması yerinde olur.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Sonradan gelişen anüs darlıklarında nedenler çoktur. Bunların başında bu bölgenin travmaya uğraması, bu bölgede yapılan cerrahi gelişimler veya bu bölgeye uygulanan radyoterapileri sayabiliriz. Sonradan gelişen darlıklar doğuştan olanlara göre daha sıktır. Bunun dışında bu bölgenin kanserleri, kronik iltihapları, tüberküloz yine darlık yapan nedenlerdendir. Bu bölgede görülen crohn hastalığı da ileri dönemde darlık yapan diğer bir nedendir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Uzun süreli laksatif kullanımı, gaitanın anal kanaldan katı olarak geçmesini engeller. Bu anüs çapının küçülmesine ve ileri dönemde bu bölgede fibrozise neden olur. Bu da anüs darlığının bir diğer nedenidir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Sonradan olan darlıklarda en büyük sorun cerrahi tedavi sonrası gelişen darlıklardır. Hemoroidal venler çıkarılırken rektal mukozanın ve anüs derisinin gereğinden fazla çıkarılması bu bölgeyi çıplaklaşır. Bu da sitenoza yol açar. Bu nedenle operasyon sırasında çıkarılan bölgeler arasında normal doku bölgeleri bırakılmalıdır. Anorektal sitenoz cerrahi gelişmeler içinde en çok da stepler hemoroid opelvi sonra görülmektedir. Ofis tedavileri olan lastik band ligasyon, infrared koagülasyon ve THD gibi yöntemlerde stenoz olma olasılığı çok azdır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Makat darlığı tanısı kolaydır. Hastalarda zorlu ve ağrılı bir dışkılama vardır. Dışkılama sırasında kanama da görülebilir. Bu hastalarda rahat dışkılamak için laksatif kullanımı yaygındır. Bazen de hastalar tuvalet sırasında parmaklarını anüse sokarak gaitayı çıkarmaya çalışırlar. Bu da o bölgedeki darlığın daha da ilerlemesiyle sonuçlanır. Hastalarda anal bölgede ıslaklık, akıntı görülebilir. Bazen bu hastalarda diyare de olabilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bu hastalar muayene sırasında iyice sorgulanmalıdır. Sitenozu&nbsp; yapan neden ortaya çıkarılmalıdır. Muayene sırasında anüste apse, fistül, kondilom veya kanser kuşkusu veren kitle olup olmadığı araştırılmalıdır. Hastalarda rektal tuşe sırasında ağrı ve sert bir dokuyla karşılaşılır. Muayene sırasında anal kanaldaki gevşeme düzeyi araştırılmalıdır. Lokal anestezi altında bu hastalara anoskopik muayene yapılabilir. Muayene yapılırken strüktürün düzeyi de araştırmalıdır. Anüs içine bir veya iki parmak sokularak darlığın miktarı ve anüse gevşeme düzeyi araştırılır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Anüs darlıklarında tedavi sitenozun nedenine, yerleşim yerine ve hastanın yaşına göre değişir. Yaşlı hastalarda, yandaş sorunları da varsa genelde tedavi tıbbidir. Bu amaçla dışkı yumuşatıcılar ve bölgesel ilaç tedavileri uygulanır. Bu hastalara posa bırakan diyet tavsiye edilir. Günlük su kullanımının 3 litre civarında olması sağlanır. Bu bölgedeki ağrıyı azaltmak için lokal anestezik içeren merhemler kullanılır. Çok ileri derecede olmayan darlıklarda anal bölgede dilatasyon yapan bujilerle dilatasyon denenebilir. Hasta bu dilatasyonları ılık suya oturma banyosu sırasında kendi de uygulayabilir. Bazı hastalarda lokal kortizon uygulamaları da yararlı olabilmektedir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Tıbbi tedavinin yarar sağlamadığı vakalarda cerrahi tedaviye başvurulur. Bu hastalarda ofis tedavisi olarak lokal anestezi altında anal dilatasyonlar yapılabilir. Bu dilatasyonlar tecrübeli ellerde parmakla yapılabileceği gibi bunun için hazırlanmış özel bujilerle de yapılabilir. Bu özellikle cerrahi tedavinin risk taşıdığı hastalarda, crohn hastalarında tercih edilmelidir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Fibrotik bir striktür görülen vakalarda bu striktürün cerrahi olarak kesilmesi yararlı olabilir. Fakat bundan sonra genelde bu hastalarda tekrar striktür gelişmesi olabilmektedir. Çok ciddi vakalarda saptırıcı kolostomi hastayı rahatlatabilir. Stoma sonrası hastalarda dilatasyonlar tekrarlanmalı ve gerekli açıklık sağlandıktan sonra kolostomi kapatılmalıdır. Düşük dereceli darlık vakalarında bazen yapılacak bir LİS ameliyatı yarar sağlayabilir. Bunun dışında ilerlemiş vakalarda çeşitli flep ameliyatları yapılabilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Sonuç olarak anal sitenoz vakalarında&nbsp; öncelikle dilatasyon tedavisi denenmelidir. Hasta bunu evde parmaklarıyla yapabileceği gibi özel bujilerle de yapabilir. Cerrahi tedavi sonraki seçenek olmalıdır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/">Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/">Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/">Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
</ul>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 08:53:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANAL HASTALIKLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=4550</guid>

					<description><![CDATA[Halk arasında gaz-gaita tutamama veya dışkı kaçırma diye bilinen bu durum bağırsak kapsamının tuvalet dışında günlük yaşamda anüsten dışarı çıkışının kontrol edilememesi durumudur. Kişi tuvaleti geldiğinde dışkısını tutamaz, kaçırır.&#160; Sıklığı konusunda ülkemizde yapılmış bir çalışma yoktur. Fiziksel ve psikososyal bir sorundur. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır. Hastaların çoğu bu hastalık nedeniyle proktoloğa başvurmadığından görülme sıklığı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center">Halk arasında gaz-gaita tutamama veya dışkı kaçırma diye bilinen bu durum bağırsak kapsamının tuvalet dışında günlük yaşamda anüsten dışarı çıkışının kontrol edilememesi durumudur. Kişi tuvaleti geldiğinde dışkısını tutamaz, kaçırır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Sıklığı konusunda ülkemizde yapılmış  bir çalışma yoktur. Fiziksel ve psikososyal bir sorundur. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır. Hastaların çoğu bu hastalık nedeniyle proktoloğa başvurmadığından görülme sıklığı tam olarak bilinmemektedir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Dışkılamanın normal olması ve normal şekilde cereyan etmesini sağlayan birçok etmen vardır. En başta anal sfinkterlerin normal ve uyumlu çalışması gelir. Pelvik taban fonksiyonlarının normal olması, dışkının kıvamı etki eden diğer faktörlerdir. Ayrıca hastaların bazı nörolojik hastalıkları da fekal inkontinansa yol açan diğer bir faktördür.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bazı doğuştan hastalıklar sırasında fekal inkontinans kaçınılmazdır. Bunların başında spina bifida anomalisi ve Hirschsprung hastalığı gelir. Bu hastalıkları olan bebeklerde kaçırma kaçınılmazdır. Fakat ne yazık ki geç fark edilmektedirler.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Fekal inkontinansın en büyük nedeni edinseldir. Hayatın herhangi bir döneminde karşılaşılan bazı durumlarda oluşur. Bunun en başında kişilerde kronik bir diyarenin olmasıdır. Bu diyare çeşitli parazitlerin etkisiyle oluşabildiği gibi bazı bağırsak hastalıklarında da görülebilir. Bazı ameliyatlardan sonra bağırsakların bir kısmı alınmak zorunda kalınırsa kısa bağırsak sendromu denen bir tablo oluşur. Bu da diyareye ve inkontinansa yol açabilir. Bunun dışında karın içinde mide ile bağırsaklar arasında veya bağırsakların kendi aralarında oluşan fistüllerde diyare kaynağıdır. Bazı gıda alerjisi olan çölyak hastalarında diyare ve buna bağlı inkontinans sık görülmektedir. Hastaların dışarı çıkmak için kullandıkları laksatiflerin dozunu ayarlayamadıkları zaman diyare ve inkontinans görülebilmektedir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bunların dışında inkontinans nedenleri rektum kaynaklı olabilir. İleri yaşlarda veya kişide var olan diyabet hastalığı nedeniyle normalde rektumun şişmesini kişiler algılayamayabilirler. Bunun sonucu farkında olmadan dışkı ve gaz kaçırabilirler. Rektumda tümör veya başka nedenlerle yapılmış ameliyatlardan sonra da diyare ve inkontinans görülebilir. Rektumun bazı inflamatuar hastalıkları (Crohn, proktit), rektum tümörleri yeni inkontinans nedeni olabilirler.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">İleri yaşlarda anüs tonusu de bozulabilir. Sfinkter kasları yeterince görevini yapamaz. Ayrıca bu bölgede görülen prolapsus nedeniyle de inkontinans görülebilir. Son olarak da anal bölgeye gelen travmalar sonucu bu bölgenin fonksiyonları ve anatomik yapısı bozulabilir. Bunun sonucu inkontinans görülür.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Bazı vakalarda en büyük neden doğum travması veya cerrahi tedavi sonrası oluşan sfinkter bozukluğudur. Doğum sırasında sfinkter hasarı oluşması sıktır. İlk doğumdan sonra oluşan sfinkter hasarı ileriki yıllarda belirti vermeye başlayabilir. Doğum sırasında yapılan epizyotomi sonrası uygulanan primer tamirden sonra da sfinkter hasarı ortaya çıkabilmektedir. Bunun dışında kadınlarda 2 veya daha fazla vajinal doğum yapmak, yaş, menopoz, şişmanlık anal inkontinans için risk faktörüdür.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Fekal inkontinansa neden olan 2. Faktör fissür, fistül veya hemoroid ameliyatlarından sonra anal sfinkterlerde oluşan patolojilerdir. Bu şekilde oluşan sfinkter defektleri en çok fistül ameliyatlarından sonra görülür. Yüksek yerleşimli fistüllerde bu durum daha çok görülmektedir. Risk kesilen sfinkter kasının miktarı ile yakından ilgilidir. Kas kesilmesi yapılmayan seton uygulaması, lazer ile ablasyon işlemlerinden sonra inkontinans oranı büyük oranda düşer.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Anal fissür nedeniyle yapılan LİS ameliyatlarından sonra da inkontinans görülebilmektedir. Bu durum botulinum toksini içeren ilaçlar kullanılmaya başladığından beri azalmıştır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Hemoroidektomi operasyonlarından sonra da sfinkter hasarı görülebilmektedir. Özellikle internal sfinkterde hasar oluşursa inkontinans daha fazla görülmektedir. Bu basit bir kirlenme şeklinde olabileceği gibi tümden gaita kaçırma şeklinde de karşımıza çıkabilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Fekal inkontinans basit bir gaz kaçırmadan, katı dışkı kaçırmaya kadar değişik derecelerde olabilir. Kaçırma sızıntı şeklinde olabileceği gibi dışkı kaçırdığını fark edememe şeklinde de olabilir. Bazı hastalarda tuvalete kadar gidemeklerini geldiği anda dışarı kaçırdığından bahsederler.</p>



<p class="has-text-align-center">Fekal inkontinans yaşam kalitesini çok fazla düşüren bir durumdur. Sadece gaz kaçırma şeklinde olabileceği gibi dışkı kaçırma da tabloya eklenebilir. Tedavi sonrası belirtilerin biraz azalması bile kişinin psikolojik olarak biraz da olsa düzelmesini sağlayabilir.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Tanıda anal ultrasonografi, MR, defekografi, anal manometri, anal bölgenin EMG’si gibi testlere başvurulur.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Tedavide çok çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Hafif vakalarda hastalara posa bırakılan diyet önerilir. Diyare yapan gıdalardan uzak durması istenir. Hastaların gastrointestinal motiliteyi veya sekresyonları azaltıcı ilaçlar alması sağlanır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Oturma banyoları sırasında hastalara kegel egzersizleri verilir. Sfinkter hasarı olan vakalarda sfinkter tamiri operasyonu uygulanır. Sfinkter bütünlüğü çok bozulmuş vakalarda grasiloplasti operasyonu uygulanabilir.&nbsp;Sonuç olarak gaz gaita inkontinansı vakalarında kişide psikolojik ve sosyal bir yıkım oluşur. Hastada inkontinans nedenini bulup ona göre bir tedavi uygulanır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/">Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/">Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/">Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
</ul>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>At Nalı Fistül Nedir, Tedavisi Nasıldır?</title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/alt-nali-fistul-nedir-tedavisi-nasildir/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/alt-nali-fistul-nedir-tedavisi-nasildir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 20:36:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANAL HASTALIKLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=4532</guid>

					<description><![CDATA[At nalı fistül, anüs çevresinde deri altında U şeklinde veya at nalı formunda ilerleyen, tedavisi zor ve tekrarlama olasılığı yüksek bir fistül tipidir. Genellikle transsfinkterik fistül yapısında olur ve sfinkter kaslarını çapraz geçtiği için tedavisi diğer fistüllere göre daha karmaşıktır.
Bu nedenle hem hastalar hem de proktoloji uzmanları için uzun soluklu ve özenli bir tedavi süreci gerektirir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">At nalı fistüller anüs çevresinde deri altında büyük U veya at nalı şeklinde oluşmuş fistüllerdir.<br>Tedavisi diğer fistüllere göre farklı olduğundan ayrı bir başlık altında incelenmesinde yarar<br>vardır. Diğer fistüllere göre tam iyileşememe, sık sık nüks etme sorunları nedeniyle hem<br>hastayı hem de tedavi eden hekimi bezdiren bir durumdur.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">Tedavi sonrası vücutta kalmış apseler varsa bunlar fibrotik olan eski fistül traktından drene<br>olamazlar. Bunun sonucu apseler kolay buldukları karşı tarafa doğru yönelirler ve yeni<br>delikler oluşturarak kendilerini drene ederler. Bu da birkaç tane deliğin anüs çevresinde<br>oluşmasına yol açar. Bazen de hastalarda apse iki taraflı oluşur. Bunlarda fistül gelişirse yine<br>iki taraflı at nalı fistüller oluşur. Bu fistüller tek tek bağımsız olabileceği gibi birleşmiş halde de<br>bulunabilir.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">Tanı fizik muayene ve anoskopik muayene ile konur. Muayene sırasında yapılan rektal<br>tuşede iki taraflı sert fistül yolları parmakla hissedilir. Tanı için endorektal US, ve pelvik MR<br>yararlı olur.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">Hastalar anal bölgede akıntı, ağrı yakınmaları ile hekime başvurur. Genelde birkaç tane<br>eksternal fistül dış delikleri muayene sırasında görülür. Tedavi öncesi hastada kronik<br>inflamatuvar hastalık (Crohn hastalığı) veya tümör yönünden de araştırılması yerinde bir<br>davranış olur.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">Tedavi uzun ve zaman alır. Tanı konulduktan sonra hastaya tedavinin uzun süreceği, zor<br>iyileşen yaralar olacağı söylenir. Yapılan tedavi sırasında hastalar inkontinans sorunu<br>yaşayabilir. Tedavinin yeterli yapılmaması fistüllerde sık nükse yol açar.<br>Tedavide çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bunlar fistülün tipine, hastanın durumuna, yaşına<br>göre değişir. Fistül yolunun geniş açılması ve drenaj, seton uygulaması bu tedavilerden<br>bazılarıdır.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">At nalı fistüllerde yüzeyel olan fistüllerde fistülotomi uygulanır. Bu arada bu bölgede<br>Debridmanlar da gerekebilir. Bunlar sırayla yapılmalı, fistülotomi yapılan bölgeler iyileştikten<br>sonra diğer kısımlara geçilmelidir. Bu şekilde yüzeyde olan fistüller tamamen iyileştikten<br>sonra genelde posteriorda olan iç delik ile fistülotomi yapılan yerdeki diş delik arasına seton<br>uygulaması yapılır. Fistülotomi yaraları kapanırken seton da her ay bir miktar sıkılarak içteki<br>deliğin sfinkterlerden kurtulması sağlanmaya çalışılır. Bu işlemden sonra sfinkter düzeyindeki<br>fistül traktı lazer çubuğu ile yakılarak kapatılır.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">İleri derecede kronik vakalarda fistülotomi ve drenaj işlemlerinden sonra endorektal ilerletme<br>flebi, lazer ile yakma işlemleri uygulanabilir. Fakat bu işlemlerden önce bazı hastalarda<br>saptırıcı kolostomi gerekebilir. Eğer fistül Crohn hastalığı bünyesinde gelişmişse bu fleb<br>yöntemlerine başvurmamak gerekir.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">Fistül olan ve sık sık o bölgede apsesi gelişen kişilerin sistemik olarak da araştırılması<br>gerekir. Bunların başında diyabet hastalığı gelir. Diyabeti olan, şeker düzeyi sürekli yüksek<br>olan hastalarda yapılan tedaviler sonuç vermemekte ve hastalık sık sık nüks etmektedir.<br>Kanser nedeniyle tedavi gören bu amaçla kemoterapi alan hastalarda da anal apseler diğer<br>hastalara göre daha sık görülmektedir. Bu hastalar erkenden tedavi edilmezlerse fistül<br>gelişimi özellikle de at nalı fistül gelişimi daha sık olmaktadır. İmmünsüpresif&nbsp;tedavi bağışıklık sistemini bozmakta, doku iyileşmesini geciktirmektedir. Bu hastalara uygulanacak<br>fistülotomiler normal kişilere göre daha geç iyileşmektedirler. Bu hastalara konulan<br>setonlarda çok uzun süre kalmak zorundadır.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">Çok komplike vakalarda tedavinin selameti için saptırıcı kolostomi yapılmasında yarar vardır.<br>Kolostomi ile o bölge daha rahat tedavi edilebilmektedir.</p>



<p class="has-text-align-center" style="font-size:18px">At nalı fistüllerde tedavi başarısı tanının çok iyi konulması, yapılacak tedavinin çok iyi<br>planlanmasından geçer. Çoğu zaman operasyon öncesi çekilen MR ile fistül yollarının tam<br>olarak saptamak zordur. Radyologlar tarafından yapılan rapor okumalarında fistül yolları tam<br>olarak belirtilmemektedir. Bu nedenle tedaviyi yapacak proktoloğun hastayı çok iyi muayene<br>edip, tedaviyi şekillendirmesi gerekir. Hastada tedavi sonrası oluşabilecek inkontinans<br>riskinin minimum olması için gayret sarf edilmelidir. Hastalara tedavi öncesi her durum<br>etraflıca anlatılmalıdır. Setonun vereceği sıkıntılardan hasta haberdar olmalıdır. Yapılacak<br>fistülotomilerin pansumanları düzgün yapılmalıdır. Bunun için hasta etraflıca aydınlatılmalıdır.<br>Sonuç olarak at nalı fistüller diğer fistüllere göre daha karmaşık ve tedavisi daha zor olan<br>fistüllerdir. Tedavide hasta hekim ilişkisi çok önemledir. Tedavi uzun süreceği için hastanın<br>sabırlı olması ve hekimine güvenmesi gerekir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/">Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/">Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/">Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
</ul>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/alt-nali-fistul-nedir-tedavisi-nasildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köpek Memesi Hastalığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/kopek-memesi-hastaligi-tedavi-yontemleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/kopek-memesi-hastaligi-tedavi-yontemleri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 20:31:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=4528</guid>

					<description><![CDATA[Köpek memesi olarak bilinen hidradenitis suppurativa, özellikle koltuk altı, kasık, perine, anal bölge ve meme altlarında görülen, ter bezi kanallarının tıkanmasıyla ortaya çıkan kronik ve tekrarlayıcı bir iltihabi cilt hastalığıdır. Kadınlarda daha sık görülür ve genellikle ergenlik sonrası ortaya çıkar. Hastalık erken dönemde kızarıklık, kaşıntı ve ağrı ile başlar; ilerleyen süreçte apse, akıntı, sinüs ve skar dokusu oluşumuyla yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür.
Tedavide erken müdahale büyük önem taşır. Alevlenme dönemlerinde antibiyotik, lokal pomatlar ve steroid tedavileri uygulanırken; ilerlemiş vakalarda radyofrekans, lazer, sinüs drenajı ve cerrahi eksizyon seçenekleri tercih edilir. Geniş alan tutulumlarında flep, greftleme veya sekonder iyileşme yöntemleri uygulanabilir. Hastalığın sık nüks etmesi nedeniyle düzenli takip, hijyen ve kişisel bakım tedavinin başarısında kritik rol oynar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center">Halk arasında köpek memesi denilen hidradenitis suppurativa hastalığı en muzdarip edici<br>kronik bir enfeksiyondur. Genelde ter bezlerinin kanallarının, lümenlerinin tıkanmasıyla<br>başlar.</p>



<p class="has-text-align-center">Köpek memesi vücutta anal bölge dışında koltuk altlarında, kasıklarda, skrotumda kadınlarda<br>labium majus ve perine bölgesinde görülebilir. Ayrıca kadınlarda meme altlarında da<br>görülmesi sıktır. Buradaki ter bezlerinin kronik, tekrarlayan iltihabı bir reaksiyonu olarak<br>karşımıza çıkar.</p>



<p class="has-text-align-center">Genelde 40 yaşına kadar olan kadınlarda daha sık görülmektedir. 40 yaşından sonra<br>görülme sıklığı azalmaktadır. Bu durum hormonal dengesizliğin hastalığı artırdığını<br>çağrıştırmaktadır. Püberteden sonra görülmeye başlar oluşumunda kadın ve erkekte de<br>hormonal etkiler söz konusudur.</p>



<p class="has-text-align-center">Hastalık erken dönemde ter bezi kanallarının keratin benzeri yapıyla tıkanmasına bağlı<br>olarak o bölgede şişlik ve enfeksiyon şeklinde görülür. Hastalık ilerledikçe apseleşme oluşur.<br>Apseler daha sonra yerinde bir skar dokusu oluşturarak iyileşir. İlk dönemde hastada o<br>bölgede ağrı, kızarıklık mevcuttur. Zaman zaman kaşıntı da görülebilir. Hastalık tedavi<br>edilmezse ilerler o bölgede apseleşmeler ve şişkinlikler oluşur. Bu dönemde hastalık artık<br>kronikleşmiş ve hastanın yaşam kalitesini iyice bozmuştur.</p>



<p class="has-text-align-center">Hastalık en çok 2. Ve 3 dekadlarda görülür. Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla<br>görülmektedir. Hastalarda erken dönemde kaşıntı ve kızarıklık şeklinde başlangıç görülür.<br>Daha sonra mevcut hastalık ilerleyerek apse şeklini alır. Bu apse olduğu yerde şişerek bir<br>süre sonra cilde açılır ve hastada akıntılar başlar. Bu apseler kendiliğinden drene olacak<br>şekilde beklenirse hastalarda şiddetli ağrıya neden olur. Apsenin açılması ağrının ortadan<br>kalkmasına neden olur. Bu dönemde apseler cerrahi olarak drene edilmelidir. Bu drenaj<br>geçici de olsa hastada bir rahatlık ve iyilik sağlar.</p>



<p class="has-text-align-center">Hastalık günler geçtikçe kronikleşir. Sık sık nüksler görülür. Oluşan lezyonlar birleşerek bir<br>süre sonra geniş bir alana yayılır. Sonuçta bu lezyonlar fibrozise uğrar. Bu fibrozisde<br>oluştuğu yere göre vücutta fonksiyon kaybına, şekil bozukluğuna o bölgede gerilmeye neden<br>olabilir.</p>



<p class="has-text-align-center">Tanı genellikle muayene sırasında konur. Anal bölgedeki lezyonlar en çok kıl dönmesiyle<br>karıştırılır. Kıl dönmesi tedavisi yapılırken çıkarılan piyes patolojiye gönderilerek hastalığın ne<br>olduğu kesin olarak saptanabilir. Çoğu vakada köpek memesi hastalığı kıl dönmesi diye<br>tedavi edilmektedir. Oluşan nüksler sonucu hastalığın kıl dönmesi olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Tedavide ilk dönemde tıbbi tedavi yapılır. Tıbbi tedavide özellikle hastalığın alevlenme<br>dönemleri seçilmelidir. Bu aşamada kısa dönemli sistemik antibiyotik tedavisi verilir. Lokal<br>pomatlar bu dönemde hastanın yakınmalarını azaltabilir. Ayrıca lokal steroid tedavilerde bu<br>dönemde etkili olabilir. Steroid tedavisi hastalığın alevlenmesini azaltabilmektedir. Lokal<br>olarak o bölgeye uygulanan antibiyotikli merhemler ve Steroidli merhemler yanma ve kaşıntı<br>yakınmalarını azaltmaktadır.</p>



<p class="has-text-align-center">Hastalık ilerlemişse hastada skar dokusu ve sinüsler oluşmuşsa tıbbi ve cerrahi tedavi birlikte<br>yapılmalıdır. Bu dönemde tıbbi tedavide amaç hastanın olası bir cerrahiye tedaviye<br>hazırlanmasını sağlamaktır. İltihabın fazla olduğu vakalarda öncellikle antibiyotik tedavisi<br>yapılır. Bu tedavi en az 3 ay sürdürülür.</p>



<p class="has-text-align-center">Skar ve sinüsler iyice yerleşmişse tıbbi tedaviye cerrahi tedavi eklenir. Cerrahide lazer<br>tedavisi veya radyofrekans yöntemi kullanılmaktadır. Hafif vakalarda radyofrekans ile apseli bölgeler lokal anestezi altında açılır. Ve apseler drene edilir. Bu işlem yapıldıktan sonra<br>hastanın hijyenine dikkat etmesi istenir. Hastaların bu dönemde haftada 1-2 kez saunada<br>terledikten sonra keselenmesi sinüs ağızlarının açılmasını sağlayan kolaylaştırıcı bir<br>yöntemdir.</p>



<p class="has-text-align-center">Apse ve sinüs oluşumunun hep aynı bölgede olması ve sık sık tekrarlaması varsa, bu<br>durumda lezyonun tamamen cerrahi olarak çıkarılmasını gerektirir. Bu tedavi lokal anestezi<br>altında ayaktan cerrahi şeklinde ofis tedavisi olarak uygulanabilir. Gerek lokal anestezi ile<br>yapılabilmesi gerekse geniş rezeksiyonların yapılmaması nedeniyle tercih edilen bir tedavi<br>yöntemidir.</p>



<p class="has-text-align-center">İleri derecede olan vakalarda cerrahi tedaviye ek olarak immünoterapi veya radyoterapi de<br>denilebilir. Geniş olarak lezyonlar eksize edildikten sonra sekonder iyileşmeye bırakılabilir. Bu<br>iyileşme süresi vakaya göre 3-6 ay arasında değişmektedir. İyileşme sonucu oluşan skar<br>dokusu ayrı bir problem olarak karşımıza çıkar. Bu durumda oluşan kontraktürler için 2. Bir<br>operasyon gerekebilir.</p>



<p class="has-text-align-center">Tedavide amaç erken müdahaledir. Erken dönemde gelen hastalarda sinüsler radyofrekans<br>ile açılarak apse boşaltılabilir. Daha sonra kalan lezyon duruma göre ya açık bırakılır ya da<br>eksize edilerek kalan dokular primer kapatılabilir. İlerlemiş vakalarda hastane tedavisi gerekir.<br>Geniş eksizyon sonrası oluşan yaraların kapatılması için flep yöntemi, greftleme<br>uygulanabilir. Veya açık bırakılabilir. Açık bırakılan vakalarda günlük pansumanlarda<br>sekonder iyileşme beklenir. Sekonder iyileşmede nüks greft veya flep yöntemine göre daha<br>azdır.</p>



<p class="has-text-align-center">Sonuç olarak ilerlemiş vakalarda cerrahi tedavi ana tedavidir. Erken vakalarda sinusların<br>radyofrekans ile açılması yeterli olarak ilerlemiş vakalarda primer eksizyon ve kapama,<br>sekonder iyileşmeye bırakma ana tedavi yöntemleri olarak karşımıza çıkmaktadır.<br>Primer eksizyon genellikle aksilla ve meme altı bölgelerindeki hastalıkta etkili olurken anal<br>bölgedeki hastalıkta sekonder iyileşmeye bırakma daha etkili olmaktadır. Burada sekonder<br>iyileşmeye bırakılan lezyonların iyileşmesi 2-3 ayı bulmaktadır.</p>



<p class="has-text-align-center">Tedaviden sonra oluşacak komplikasyonlar cerrahi tedavi sonrası görülebilir. En çok görülen<br>dikiş hatlarının ayrılmasıdır. Ayrıca primer kapama sırasında kanama, hemoton, flep<br>nekrozları görülebilir. Bu durumda yara temizlenip sekonder iyileşmeye bırakılır. Uzun<br>dönemde ise oluşan skar dokusuna bağlı olarak yerine göre hareket kusurları ciltte gerilmeler<br>oluşabilir. Bunlarda ikinci olarak gevşetme operasyonları uygulanır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/otomatik-taslak-makat-akintisi/">Makat Akıntısı Neden Olur? Tedavisi Nasıldır? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-gecmezse-tedavisi-nedir/">Makat Ağrısı Neden Olur Nasıl Geçer, Geçmezse Tedavisi Nedir? </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/makat-kanamasi-nedenleri-ve-tedavisi/">Makat Kanaması Nedenleri ve Tedavisi </a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/anal-stenoz-makat-daralmasi-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.altankaran.com.tr/fekal-inkontinans-nedir-nasil-tedavi-edilir/">Fekal İnkontinans Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/kopek-memesi-hastaligi-tedavi-yontemleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasır Nerelerde Görülür ve Nasır Çeşitleri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/nasir-nerelerde-gorulur-ve-nasir-cesitleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/nasir-nerelerde-gorulur-ve-nasir-cesitleri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Sep 2018 13:43:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=3417</guid>

					<description><![CDATA[Nasır derinin tahrişe uğrayan, travmaya maruz kalan her yerinde oluşabilir. Örneğin makasla uğraşan terzinin el parmaklarında, marangozun avuç içinde, bahçıvanın yine ellerinde, masa başı çalışanların dirseklerinde oluşabilir. Nasırın nedeni olarak o bölgede bir kalınlaşma şeklinde kendini gösterir. Bu kalınlık daha sonra derinlere inmeye başlar. İndikçe inen kısım sivrileşmeye başlar. Bu sivri kısım bir süre sonra üzerine]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nasır derinin tahrişe uğrayan, travmaya maruz kalan her yerinde <strong>oluşabilir</strong>. Örneğin makasla uğraşan terzinin el parmaklarında, marangozun avuç içinde, bahçıvanın yine ellerinde, masa başı çalışanların dirseklerinde oluşabilir.</p>
<p><a href="https://www.altankaran.com.tr/nasir-neden-olur/" target="_blank" rel="noopener">Nasırın nedeni</a> olarak o bölgede bir kalınlaşma şeklinde kendini gösterir. Bu kalınlık daha sonra derinlere inmeye başlar. İndikçe inen kısım sivrileşmeye başlar. Bu sivri kısım bir süre sonra üzerine basılınca ağrı yapmaya başlar. En sonunda baskıyla dayanılmaz bir ağrıya neden olur.</p>
<p>Ellerde görülen bir diğer <strong>nasır</strong> şekli <strong>siğillerdir</strong>. Siğiller virütik bir hastalıktır. Travmayla ilgisi yoktur. Hpv virüsünün bir çeşidinin yaptığı siğillerdir. Bulaşıcı bir hastalıktır. Çocuklarda daha çok görülür. Siğile neden olan virüsun kurbağalar tarafından taşındığı söylenmektedir.</p>
<p>Fakat bunun bilimsel bir kanıtı yoktur. Bunlar yakın temasla veya enfekte kişinin eşyaların başka biri tarafından kullanılması ile oluşmaktadır.</p>
<h2>Nasır En Çok Nerelerde Görülmektedir?</h2>
<p>Nasırlar en çok ayaklarda görülmektedir. Özellikle ayak kenarında, ayak tabanında parmakların üzerinde veya parmak aralarında görülür. Nasırların boyutları ayağa gelen travmanın süresi ve şiddeti ile doğru orantılıdır. Çok sıkı <strong>ayakkabı</strong> giyilmesi, yalınayak dolaşılması, ayaklarda ortopedik şekil bozukluğu olması nasır oluşumunu tetiklemektedir.</p>
<p><strong>Nasırda en belirgin semptom</strong> basmakla oluşan ağrılardır. Ağrı dışında kaşıntı, basarken orada bir fazlalık hissetmek gibi yakınmalar olabilir. Ayak ve ellerdeki nasırlar bazen çatlayabilirler. Bu durumda enfeksiyonlara davetiye çıkar. Enfekte nasırda kötü bir görünüm vardır. Hastada kaşıntı, batma, şiddetli ağrı gibi yakınmalar olur. Ayağın her hareketi ağrılıdır. Dar ve naylon şeklinde ayakkabılar, çıplak ayakla dolaşma, yandaş olarak ayaklarda mantar olması ayaklardaki anatomik deformasyon  yürüyüş bozukluğu ve damar hastalığı nasırlarda enfeksiyon gelişimine neden olmaktadır. Ayaklara uygun ayakkabı epsom tuzlu ayak banyoları, ponza taşı ile törpüleme tedavide esastır. Bu arada enfenksiyon içinde tedavi verilmektedir.</p>
<h2>Çocuklarda Nasır Problemi</h2>
<p>Çocuklarda da sürtünen yerlerde <strong>nasır</strong> oluşabilir. En çok parmak iç yüzeylerinde, el içinde topukta oluşur. <strong>Çocuklardaki siğiller</strong> bu arada nasırdan ayrılmalıdır. En çok okul çağı çocuklarda görülür. Koşmak, top oynamak uzun süre sıkı ayakkabıları çıkarmamak nasır oluşumuna neden olmaktadır. Sürtünme ve basınç ortadan kaldırılırsa nasır genelde kendiliğinden düzelir. Bu arada <a href="https://www.altankaran.com.tr/nasir-bandi/" target="_blank" rel="noopener">nasır bantlarının</a> da yararı olabilir.</p>
<h2>Nasır İçin Tedavi Yöntemleri</h2>
<p>Nasır tedavisinde çeşitli yöntemler vardır. Günümüzde bunlar pek kullanılmamaktadır. Bunların başında <strong>kriyoterapi (dondurma)</strong> yöntemi gelir. Sıvı azot ile nasır dondurulur. Fakat nidüs dediğimiz kök kısmı çıkmadığından tam tedavi mümkün olmaz. Günümüzde asıl tedavi radyofrekans denen buharlaştırma yöntemidir. Bunda nasır köküyle birlikte buharlaştırılır. Virütik bir hastalık olan siğillerde de yine aynı radyofrekans yöntemi kullanılmaktadır.</p>


<div style="max-width:720px; border:1px solid #1976d2; border-left:6px solid #1976d2; border-radius:14px; padding:22px; box-shadow:0 8px 24px rgba(0,0,0,.08); background:linear-gradient(180deg,#f7fbff,#ffffff); margin:0 0 24px 0;">
  <div style="display:flex; align-items:center; gap:12px; margin-bottom:10px;">
    <span aria-hidden="true" style="font-size:28px; line-height:1">📞</span>
    <h3 style="margin:0; font-size:22px; color:#0d47a1;">Randevu ve İletişim Numaraları</h3>
  </div>

  <p style="margin:.3rem 0 .8rem 0; font-size:15px; color:#455a64">
    İzmir Hemoroid Doktoru
  </p>

  <div style="display:flex; flex-wrap:wrap; gap:10px;">
    <a href="tel:02325040000"
       style="text-decoration:none; display:inline-block; padding:12px 16px; border-radius:10px; border:1px solid #1976d2; font-weight:600; background:#1976d2; color:#fff;">
       📲 Arayın: 0 (232) 504 00 00
    </a>

    <a href="https://wa.me/905339635445?text=Merhaba%2C+randevu+almak+istiyorum." target="_blank" rel="noopener noreferrer" style="text-decoration:none; display:inline-block; padding:12px 16px; border-radius:10px; border:1px solid #00a884; font-weight:600; background:#00a884; color:#fff;">
       💬 WhatsApp: 0 (533) 963 54 45
    </a>
  </div>

  <div style="margin-top:12px; font-size:13px; color:#607d8b;">
    *Muayenehanemizde hafta içi ve Cumartesi günleri de hasta kabul edilmektedir.
  </div>
</div>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/nasir-nerelerde-gorulur-ve-nasir-cesitleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasır Neden Olur?</title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/nasir-neden-olur/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/nasir-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2018 20:26:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=3414</guid>

					<description><![CDATA[Vücudun yükünü ayaklar taşır. Tüm gün bu yükü çeken ayakların rahat, herhangi bir travma olmaksızın görevini yapması istenir. İşte sıkı ayakkabılar , yalınayak dolaşma gibi nedenlerle ayaklar tahriş olur. Bu tahriş ayak derisinde kalınlaşmaya sertleşmeye neden olur. Bunun sonucu callux dediğimiz nasır oluşumudur. Deri tahrişe uğradığı yeri sertleştirir. Ayak üstünde oluşan nasırlar hassas ve yumuşak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun yükünü ayaklar taşır. Tüm gün bu yükü çeken ayakların rahat, herhangi bir travma olmaksızın görevini yapması istenir. İşte sıkı ayakkabılar , yalınayak dolaşma gibi nedenlerle ayaklar tahriş olur. Bu tahriş ayak derisinde <strong>kalınlaşmaya</strong> <strong>sertleşmeye</strong> neden olur. Bunun sonucu <strong>callux</strong> dediğimiz nasır oluşumudur. Deri tahrişe uğradığı yeri sertleştirir. Ayak üstünde oluşan nasırlar hassas ve yumuşak olmalarına karşın ayak tabanındaki nasırlar daha serttir.</p>
<h2>Nasır Oluşumunun Nedenleri</h2>
<ul>
<li>Nasırların oluşumunda en büyük neden ayaklara uygun olmayan ayakkabıların seçilmesidir. Bayanların yüksek topuklu ayakkabıları tercih etmeleri,  erkeklerin sivri burunlu ve ayağı sıkan ayakkabılar giymesi nasır oluşumuna zemin hazırlar.</li>
<li>Nasıra yol açan diğer bir neden de ayaklardaki ortopedik şekil bozukluklarıdır. Özellikle parmaklardaki veya ayak kenarlarındaki  kemik çıkıntıları ayakkabılara sürtünerek nasır oluşturur.</li>
<li>Nasır oluşumunda bir diğer neden yalın ayak dolaşmaktır. Ayakkabıların çorapsız giyilmesi de nasır oluşumunu kolaylaştırır. Çorap ayak ile ayakkabı arasında bir bariyer oluşturarak sürtünmeyi azaltmaktadır. Yine yalınayak toprağa basılması buradaki taş ve toprağın ayak cildini tahriş etmesine neden olabilir.</li>
</ul>
<p>Bunların dışında ayak dışındaki nasırlarda da yine travmanın etkisi vardır. Özellikle işçilerin eldivensiz  çalışmaları eldivensiz el aletlerini kullanmaları ellerde nasır oluşumunu tetiklemektedir. Çocuklarda olan el nasırlarında dikkatli olmak gerekir. Bir el enfeksiyonu yanlışlıkla nasır diye nitelendirilebilir. Özellikle bazı ellerdeki siğiller nasır şeklinde mütala edilebilir.</p>
<p><strong>Nasır</strong> olan vakalarda özellikle travma ve tahriş ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için ayaklara uygun yumuşak derili ve geniş burunlu ayakkabılar tercih edilmelidir. Akşamları ayak bakımı ve ayak hijyenine özen gösterilmelidir. Epsom tuzlu su banyoları her gün 30 dakika süre ile yapılmalıdır. Nasırlar bazen çatlayıp kanayabilirler. Bu durumda enfeksiyona açık bir duruma gelirler. Ayrıca nasırın jiletle kesilmesi de aynı duruma neden olabilir. Bunlardan kaçınmak gerekir. Özellikle diyabetik hastalar damar hastaları bu işlemi kesinlikle yapmamalıdır.</p>
<p>Piyasa da nasırların yumuşatılması için çeşitli <strong>kremler</strong> veya <strong>kalemler</strong> bulunmaktadır. Bunların yararı sınırlıdır. Bunlara bel bağlanmamalıdır. Yine nasır bantları nasırların üst tabakasının alınmasında yararlı olabilir fakat nasırlarda asıl tedavi bunların radyo frekansla uzaklaştırılmasıdır. İşlem lokal anestezi altında yapılır. Nasır nidüs denilen kök kısmını da içine alacak şekilde çıkarılır. Bunun iyileşmesi için önerilen konulara da hastalar azami dikkat sarf etmelidir.</p>


<div style="max-width:720px; border:1px solid #1976d2; border-left:6px solid #1976d2; border-radius:14px; padding:22px; box-shadow:0 8px 24px rgba(0,0,0,.08); background:linear-gradient(180deg,#f7fbff,#ffffff); margin:0 0 24px 0;">
  <div style="display:flex; align-items:center; gap:12px; margin-bottom:10px;">
    <span aria-hidden="true" style="font-size:28px; line-height:1">📞</span>
    <h3 style="margin:0; font-size:22px; color:#0d47a1;">Randevu ve İletişim Numaraları</h3>
  </div>

  <p style="margin:.3rem 0 .8rem 0; font-size:15px; color:#455a64">
    İzmir Hemoroid Doktoru
  </p>

  <div style="display:flex; flex-wrap:wrap; gap:10px;">
    <a href="tel:02325040000"
       style="text-decoration:none; display:inline-block; padding:12px 16px; border-radius:10px; border:1px solid #1976d2; font-weight:600; background:#1976d2; color:#fff;">
       📲 Arayın: 0 (232) 504 00 00
    </a>

    <a href="https://wa.me/905339635445?text=Merhaba%2C+randevu+almak+istiyorum." target="_blank" rel="noopener noreferrer" style="text-decoration:none; display:inline-block; padding:12px 16px; border-radius:10px; border:1px solid #00a884; font-weight:600; background:#00a884; color:#fff;">
       💬 WhatsApp: 0 (533) 963 54 45
    </a>
  </div>

  <div style="margin-top:12px; font-size:13px; color:#607d8b;">
    *Muayenehanemizde hafta içi ve Cumartesi günleri de hasta kabul edilmektedir.
  </div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/nasir-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasıra Ne İyi Gelir?</title>
		<link>https://www.altankaran.com.tr/nasira-ne-iyi-gelir/</link>
					<comments>https://www.altankaran.com.tr/nasira-ne-iyi-gelir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[altankaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Sep 2018 13:43:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.altankaran.com.tr/?p=3407</guid>

					<description><![CDATA[Nasıra iyi gelen faktörler nasırı oluşumunu önleyen faktörlerdir. Nasır vücudun yani derinin bir savunma mekanizmasıdır. Kendine gelen travmalara, tahrişlere karşı kendini korumak için o bölgeyi kalınlaştırır. İşte bu travma tahriş önlenirse nasır oluşumu da önlenecektir. Ayaklar tüm vücudun yükünü taşıdığından nasır oluşumu en çok ayaklarda görülür. En çokta ayağın dış kısmı parmak araları ve taban]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nasıra iyi gelen faktörler nasırı oluşumunu önleyen faktörlerdir. Nasır vücudun yani derinin bir savunma mekanizmasıdır. Kendine gelen travmalara, tahrişlere karşı kendini korumak için o bölgeyi kalınlaştırır. İşte bu travma tahriş önlenirse nasır oluşumu da önlenecektir. Ayaklar tüm vücudun yükünü taşıdığından nasır oluşumu en çok ayaklarda görülür. En çokta ayağın dış kısmı parmak araları ve taban kısmında görülür. Ayakkabıların ayağın dış kısmını sıkmasıyla parmakların birbirini sürtmesinden ayakta tahrişler olur. Ayak tabanı da her zaman tahrişe uygun yerdir.</p>
<p>Nasırların yeni başlangıç döneminde alınacak basit önlemlerle ilerlemesi durdurulabilir. Özelikle akşamları ılık bir su hazırlanır. İçine bir çay bardağı epsom tuzu atılır ve ayaklar yarım saat süre ile bu banyoda tutulur. Bu banyo gün boyu ayaklarda oluşan yorgunluğu tahrişi azaltır. Sonra kurulayıp bir ponza taşı ile üstteki ölü dokular alınır. Böylece travmanın etkisi ortadan kalktığından derinin reaksiyonu duracaktır. Bunu yaparken ayağın bazı iltihaplı hastalıkların olmadığından emin olmak gerekir. Koruyucu olarak yine başlangıç döneminde nasır bantları kullanılabilir. Bunlar salisilik asit içeren ürünlerdir. Nasırın üzerine yapıştırılır.. Salisilik asit üstteki dokuları yakar. Normal derinin çıkmasına yardımcı olur. Diabet hastalığı , damar hastalığı alerjik bünyesi olanlar hekime danışmadan nasır bandı kullanmamalıdır.</p>
<h2>Nasırları Evde Kendiniz Kesebilir misiniz?</h2>
<p>Nasırlarda en kötü işlem hastanın bunları kendisi keserek yok etmeye çalışmasıdır. Genellikle jilet kullanılır. Bunun sonucu ciltte kesikler oluşur. Bunların enfeksiyonu daha ciddi tablolara neden olabilir.</p>
<p>Bunların dışında nasır oluşumunu önleyen ve ilerlemesini durduran başka tedbirlerin başında kişinin ayağına uygun bir ayakkabı seçmesi gelir. Yumuşak deriden yapılmış, burun kısmı geniş uygun ayakkabılar seçilmelidir.</p>
<h2>Nasırın Düşmanı Topuklu Ayakkabılar!</h2>
<p>Hanımlar topuklu ayakkabılardan uzak durmalıdır. Ayakların nemli ve terli olması, bakterilerin yerleşip enfeksiyon oluşturmasını kolaylaştırır. Bu nedenle ayak hijyenine dikkat edilmeli, özellikle akşamları mutlaka ayaklar yıkanıp kurulanmalıdır. Ayrıca mümkünse bu işlemden sonra ayaklar kalp seviyesinin üzerinde tutulmalı, gün boyu oluşan ödemin çözülmesi sağlanmalıdır. Bunun dışında ayaklarda günlük bu temizlik yapılırken giyilen çoraplara da dikkat etmek gerekir. Çoraplar mutlaka pamuklu, teri , nemi çeken türden olmalıdır. Naylon içeren çorapların, ayağı sıkan ayakkabıların ayaklara verdiği hasar daha fazla olmaktadır.</p>
<p>Ayakkabı giyildiğinde ayakkabının nasır olan bölgeye temas etmesi önlenmelidir. Bu amaçla nasır bandı, pamuk, tampon kullanılabilir. Bu önlem ayakkabının deriye travmasını kısmen önleyecektir. Ağrılı durumlarda bir süre terlikle dolaşmak yararlı olabilir.</p>
<p>Nasır oluştuktan sonra önerilen bir sürü bitkisel, endüstriyel ürünler vardır. Bunların yararı kısıtlıdır. Önemli olan epsom tuzlu suda banyo ve banyo sonrası ponza taşı ile ölü dokuların alınmasıdır.</p>
<p>Son olarak nasırda çözüm radyofrekans yöntemi ile nasırın buharlaştırılmasıdır.</p>


<div style="max-width:720px; border:1px solid #1976d2; border-left:6px solid #1976d2; border-radius:14px; padding:22px; box-shadow:0 8px 24px rgba(0,0,0,.08); background:linear-gradient(180deg,#f7fbff,#ffffff); margin:0 0 24px 0;">
  <div style="display:flex; align-items:center; gap:12px; margin-bottom:10px;">
    <span aria-hidden="true" style="font-size:28px; line-height:1">📞</span>
    <h3 style="margin:0; font-size:22px; color:#0d47a1;">Randevu ve İletişim Numaraları</h3>
  </div>

  <p style="margin:.3rem 0 .8rem 0; font-size:15px; color:#455a64">
    İzmir Hemoroid Doktoru
  </p>

  <div style="display:flex; flex-wrap:wrap; gap:10px;">
    <a href="tel:02325040000"
       style="text-decoration:none; display:inline-block; padding:12px 16px; border-radius:10px; border:1px solid #1976d2; font-weight:600; background:#1976d2; color:#fff;">
       📲 Arayın: 0 (232) 504 00 00
    </a>

    <a href="https://wa.me/905339635445?text=Merhaba%2C+randevu+almak+istiyorum." target="_blank" rel="noopener noreferrer" style="text-decoration:none; display:inline-block; padding:12px 16px; border-radius:10px; border:1px solid #00a884; font-weight:600; background:#00a884; color:#fff;">
       💬 WhatsApp: 0 (533) 963 54 45
    </a>
  </div>

  <div style="margin-top:12px; font-size:13px; color:#607d8b;">
    *Muayenehanemizde hafta içi ve Cumartesi günleri de hasta kabul edilmektedir.
  </div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.altankaran.com.tr/nasira-ne-iyi-gelir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
