• 0 232 504 00 00
  • Atatürk Cad. No:384 K:3 D:5 Berin Reşat Aksoy Plaza Alsancak, İzmir
  • Pazartesi - Cumartesi: 09:00 - 16:30

Anal Sitenoz (Makat Daralması) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Anal sitenoz en basit tanımıyla makat darlığı demektir. Normalde dışkılama sırasında anüs gevşer ve açılır. Fakat makat darlıklarında bu olmaz. Anüste kısıtlanma olur. Anüs dar ve elastik olmayan bir yapıya dönüşür. Bu da anüsün fonksiyonlarını bozar. Dışkılama çok zor olur. Kişinin dışkılama sırasında ıkınma sonucu bölgeye yaptığı bu basınçla kanama, ağrı oluşur. Bu zamanla inkontinans sorununa yol açar. Bu  hastalarda ayrıca zamanla birtakım psikolojik sorunlarda çıkabilir. 

Anüsün bağırsakla birleştiği son kısmı bir huniye benzetilebilir. Dışkılamada iç ve dış sfinkter kasları genişler. Bu huni şeklindeki yapı düz bir şekil alır ve hasta dışkılamasını yapar. Sitenoz durumlarında bu gevşeme olmaz. Bu bölge dar olarak kalır ve dışkının çıkması zor olur. Bu darlığa neden olan bir sürü etmen vardır. Daha önce uygulanmış bir cerrahi tedavinin sonucu gelişmiş skar dokusu, kondilom koterizasyonlarından sonra gelişmiş keloid yapıları en çok görülen darlık nedenleridir. Burada en önemli sorun oluşmuş fibrotik yapılar nedeniyle anal kanalın olması gereken elastik yapısının bozulmasıdır. 

Anal sitenozlar doğumsal olabildiği gibi, sonradan da gelişmiş olabilir. Doğumsal olanlar içinde anüsün olmaması veya imperfore anüs sayılabilir. İmperfore anüste anüs kenarında ince bir zarla bebek doğar. Eğer sfinkter yapısı normalse bu bebekler basit bir operasyonla sağlıklarına kavuşabilir. Ayrıca alzheimer hastalarında görülen sitenozları da kazanılmış sitenozlar grubuna sokabiliriz. Alzheimer hastalarında ihtiyarlayan sfinkter kaslarının görevini yapamaması yüzünden gaz gaita kaçırması sık olur. Anal sitenoz bu durumu biraz engelleyebilir. Bu hastalar tedavi edilirken bunun göz önünde bulundurulması yerinde olur. 

Sonradan gelişen anüs darlıklarında nedenler çoktur. Bunların başında bu bölgenin travmaya uğraması, bu bölgede yapılan cerrahi gelişimler veya bu bölgeye uygulanan radyoterapileri sayabiliriz. Sonradan gelişen darlıklar doğuştan olanlara göre daha sıktır. Bunun dışında bu bölgenin kanserleri, kronik iltihapları, tüberküloz yine darlık yapan nedenlerdendir. Bu bölgede görülen crohn hastalığı da ileri dönemde darlık yapan diğer bir nedendir. 

Uzun süreli laksatif kullanımı, gaitanın anal kanaldan katı olarak geçmesini engeller. Bu anüs çapının küçülmesine ve ileri dönemde bu bölgede fibrozise neden olur. Bu da anüs darlığının bir diğer nedenidir. 

Sonradan olan darlıklarda en büyük sorun cerrahi tedavi sonrası gelişen darlıklardır. Hemoroidal venler çıkarılırken rektal mukozanın ve anüs derisinin gereğinden fazla çıkarılması bu bölgeyi çıplaklaşır. Bu da sitenoza yol açar. Bu nedenle operasyon sırasında çıkarılan bölgeler arasında normal doku bölgeleri bırakılmalıdır. Anorektal sitenoz cerrahi gelişmeler içinde en çok da stepler hemoroid opelvi sonra görülmektedir. Ofis tedavileri olan lastik band ligasyon, infrared koagülasyon ve THD gibi yöntemlerde stenoz olma olasılığı çok azdır. 

Makat darlığı tanısı kolaydır. Hastalarda zorlu ve ağrılı bir dışkılama vardır. Dışkılama sırasında kanama da görülebilir. Bu hastalarda rahat dışkılamak için laksatif kullanımı yaygındır. Bazen de hastalar tuvalet sırasında parmaklarını anüse sokarak gaitayı çıkarmaya çalışırlar. Bu da o bölgedeki darlığın daha da ilerlemesiyle sonuçlanır. Hastalarda anal bölgede ıslaklık, akıntı görülebilir. Bazen bu hastalarda diyare de olabilir. 

Bu hastalar muayene sırasında iyice sorgulanmalıdır. Sitenozu  yapan neden ortaya çıkarılmalıdır. Muayene sırasında anüste apse, fistül, kondilom veya kanser kuşkusu veren kitle olup olmadığı araştırılmalıdır. Hastalarda rektal tuşe sırasında ağrı ve sert bir dokuyla karşılaşılır. Muayene sırasında anal kanaldaki gevşeme düzeyi araştırılmalıdır. Lokal anestezi altında bu hastalara anoskopik muayene yapılabilir. Muayene yapılırken strüktürün düzeyi de araştırmalıdır. Anüs içine bir veya iki parmak sokularak darlığın miktarı ve anüse gevşeme düzeyi araştırılır. 

Anüs darlıklarında tedavi sitenozun nedenine, yerleşim yerine ve hastanın yaşına göre değişir. Yaşlı hastalarda, yandaş sorunları da varsa genelde tedavi tıbbidir. Bu amaçla dışkı yumuşatıcılar ve bölgesel ilaç tedavileri uygulanır. Bu hastalara posa bırakan diyet tavsiye edilir. Günlük su kullanımının 3 litre civarında olması sağlanır. Bu bölgedeki ağrıyı azaltmak için lokal anestezik içeren merhemler kullanılır. Çok ileri derecede olmayan darlıklarda anal bölgede dilatasyon yapan bujilerle dilatasyon denenebilir. Hasta bu dilatasyonları ılık suya oturma banyosu sırasında kendi de uygulayabilir. Bazı hastalarda lokal kortizon uygulamaları da yararlı olabilmektedir. 

Tıbbi tedavinin yarar sağlamadığı vakalarda cerrahi tedaviye başvurulur. Bu hastalarda ofis tedavisi olarak lokal anestezi altında anal dilatasyonlar yapılabilir. Bu dilatasyonlar tecrübeli ellerde parmakla yapılabileceği gibi bunun için hazırlanmış özel bujilerle de yapılabilir. Bu özellikle cerrahi tedavinin risk taşıdığı hastalarda, crohn hastalarında tercih edilmelidir. 

Fibrotik bir striktür görülen vakalarda bu striktürün cerrahi olarak kesilmesi yararlı olabilir. Fakat bundan sonra genelde bu hastalarda tekrar striktür gelişmesi olabilmektedir. Çok ciddi vakalarda saptırıcı kolostomi hastayı rahatlatabilir. Stoma sonrası hastalarda dilatasyonlar tekrarlanmalı ve gerekli açıklık sağlandıktan sonra kolostomi kapatılmalıdır. Düşük dereceli darlık vakalarında bazen yapılacak bir LİS ameliyatı yarar sağlayabilir. Bunun dışında ilerlemiş vakalarda çeşitli flep ameliyatları yapılabilir. 

Sonuç olarak anal sitenoz vakalarında  öncelikle dilatasyon tedavisi denenmelidir. Hasta bunu evde parmaklarıyla yapabileceği gibi özel bujilerle de yapabilir. Cerrahi tedavi sonraki seçenek olmalıdır.



All Categories:

Yorumlar

Yorum Yaz

Hemen Ara
Yol Tarifi