• 0232 407 19 54
  • Atatürk Cad. No: 384/10 Alsancak, İzmir
  • Pazartesi - Cumartesi: 09:00 - 18:00

FEKAL İNKONTİNANS (DIŞKI KAÇIRMA)

FEKAL İNKONTİNANS (DIŞKI KAÇIRMA)

Yerli yersiz meydana gelerek insanları zor durumda bırakan bir durumdur. Dışkı kaçırma veya tıbbi adıyla fekal inkontinans barsak içeriğinin uygun zaman ve uygun yerde, anal yoldan çıkışının kontrol edilememesi şeklinde tanımlanır. Hastalarda dışkı kaçırma ile birlikte gaz kaçırmada söz konusudur. Hasta istemli olarak gazını ve dışkısını tutamaz. Hastalığın derecesinde hastaların yakınmaları esas alınır. Fekal inkontinans tedavisi uzun bir süreç ve sabır gerektiren bir çalışmadır.

Kişilerin utanma duygusu nedeniyle hekime başvurmaması nedeniyle sıklığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak tahmin edilenin üzerinde hasta da mevcuttur. Kişileri fiziksel ve psikososyal olarak çok fazla etkilemektedir. Tahminlere göre hastaların %60-70’i bu yakınmalarını doktorlara iletmemektedir.

Dışkılama, anüs çevresindeki kasların durumuna, pelvik fonksiyonlarına, dışkı sertliğine, bazı nörolojik fonksiyonlara göre değişir. Dışkı kaçırma çok değişik klinik durumlarda ortaya çıkabilen bir belirtidir.

Doğum travması veya anüs bölgesine yapılan çeşitli cerrahi girişimlerden sonra anüs kaslarında yetmezlik olabilir. Dışkı kaçırmada en büyük neden bunlardır. Doğum sırasında bebek rahat çıksın diye epizyotomi yapılan kadınlarda, doğum sonrası yapılan sfinkter tamirinden sonra %40 oranında çeşitli derecelerde dışkı kaçırma görülebilir. İki veya daha fazla doğum yapmak, yaş, menopoz, obezite, anal inkontinans için önemli risk faktörleri olarak bulunmuştur.

Fistül, fissür ve hemoroid cerrahisinden sonra sfinkter yapılarına gerekli özen gösterilmemesi sonucu hastaların yaklaşık yarısında sfinkterde defekt geliştiği görülmüştür. Dışkı kaçırma komplikasyonu en fazla fistül ameliyatlarından sonra görülür. Yüksek yerleşimli ve dallanmalar yapan fistüllerde bu komplikasyon daha sıktır. Fistül cerrahisi sonrası yetmezlik riski %10-20 arasındadır. Risk kesilen kas miktarı ile orantılı olarak artar.

Anal fissür tanısı ile yapılan (LİS) lateral sfinkterotomi ameliyatı sonrası 1-3 ay arasında süren geçici inkontinans görülebilir. Özellikle vajinal doğum yapmış olan fissür hastalarında LİS ameliyatı sonrası inkotinens olasılığı daha fazladır.

Hemoroid ameliyatından sonrada sfinkter hasarı oluşabilir. Sfinkter hasarına bağlı kirlenme şeklinde oluşan pasif inkontinans bu hastalarda sıktır.

Fekal inkontinans gaz kaçırmadan katı dışkı kaçırmaya kadar değişik derecelerde olabilir. Hastalar kaçırmayı, büyük abdest sonrası sızıntı şeklinde, dışkı kaçırdığını hiç fark edememe(pasif inkontinans) veya defekasyon ihtiyacını erteleyememe (sıkışma inkontinans) şeklinde tarif edebilir.

Hastaların muayenesinde altta yatan olası makad hastalıkları ve tedavileri, çeşitli nörolojik hastalıkla sorgulanır. Hastanın yaptığı doğumla, çocukların doğum ağırlıkları, epizyotomi yapılıp yapılmadığı sorulur. Bu hastaları muayene ederken parmakla rektal tuşe ve anoskopik muayene yapılır. Endoanal ultrasonografi (EAUS) sfinkter defektlerinin ortaya konmasında %100 kesinliği olan seçkin bir yöntemdir. Anal manometri, istirahat ve sıkma basınçları ile anal kanalın uzunluğunu gösteren basit, noninvaziv bir yöntemdir. Nörolojik hastalıktan ileri gelen inkontinans durumlarında elektromyografi  (EMG) yapılmalıdır.

Tedavisi çeşitlidir. Basit vakalarda diyet düzenlenir. Hastaların sık sık tuvalete gitmeleri öğütlenir. Nörolojik vakalarda çeşitli ilaçlar kullanılır. Hastaların sıcak su banyosu sırasında anal sfinkterlerini açıp kapaması öğütlenir. Sfinkter hasarı olan vakalarda tedavi cerrahidir. Bu konuda uzmanlık gerektiren çeşitli yöntemler vardır.   Bir proktolog muayenesinden sonra gerekli testler yapılıp nedene yönelik tedavi esastır. Anal inkontinans tedavisi tarafımızdan yapılmaktadır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 407 19 54
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Yorumlar

Yorum Yaz

2017 - Tüm Hakları Saklıdır. | Dijital Ajansı: Diji Seo

Hemen Ara
Yol Tarifi