• 0232 504 00 00
  • Atatürk Cad. No: 384/5 Alsancak, İzmir
  • Pazartesi - Cumartesi: 09:00 - 18:00

HEMOROİDLERDE KORUNMA

HEMOROİDLERDE KORUNMA

Bazı bireylerde kabızlık önemli bir problemdir. Hasta bazen 2-3 gün dışarı çıkamadığını söyler. Bu tür kişilerde makad bölgesindeki toplardamarlarında kan birikir. Basınca bağlı olarak bu kan kalbe geri dönemez. Bunun sonucu olarak tıpkı ayaklardaki varisler gibi anüs çevresindeki damarlarda da genişlemeler olur. Bu duruma yol açan asıl etmen kabızlık sırasında hastanın fazla miktarda ıkınarak buradaki basıncı arttırmasıdır. Bunun sonucu kan göllenir. İşte anüsdeki toplardamarların varisine hemoroid denmektedir.

Hemoroid toplumda sık görülen bir hastalıktır. Yaklaşık her üç kişiden birinde çeşitli derecelerde hemoroid görülür. Özellikle 50 yaşın üzerinde sıktır. Kadınlarda ise hamilelik döneminde artar. Bunun nedeni ana rahmindeki bebeğin buradaki damarlara bası yapması ve kanın geri dönüşünü bozmasıdır. Ayrıca gebelik sırasında kadınlardaki hormonal değişikliklerin damarlar üzerine etkisi fazladır.

Fazla miktarda alkol kullananlarda, yiyeceklerde aşırı baharat özellikle acı kullananlarda hemoroid sıktır. Alkol olarak mayalı içkiler (bira, şarap vb.) daha çok etkili olmaktadır. İş icabı uzun süre ayakta duranlarda veya ayakta çalışanlarda basınç artışı olduğundan hemoroid daha sık görülmektedir. Hayvanlar 4 ayak üzerinde yürüdüklerinden hemoroid görülmez. Örneğin maymunlarda hemoroid yoktur.

HEMOROİD EVRELERİ:

Hemoroidler 4 sınıfta incelenir. 1.ve 2.derece hemoroidlerde anüs dışına çıkan bir şey olmadığından hasta bunları sadece oluşan kanama ile fark eder. Bu büyük abdestle karışık veya büyük abdest sonrası damla damla gelen açık kırmızı renkte kandır. 3.ve 4.derece hemoroidlerde memeler anüs dışına çıkar. Hasta bunları eliyle fark eder. Bu hemoroidlerde de kanama ilk belirtidir. Ayrıca bunlarda iltihaplanma ve ağrıda görülür. İltihaplanmış olan basur memeleri genişler ve şişer. Buna bağlı ağrılar oluşur. Bunların dışında hastalarda bazen kaşıntı, yanma, makadda ıslaklık hissi, iç çamaşırında kirlenme gibi yakınmalarda olabilir.

Bu hastalarda tanı kolaydır. Proktolojik masada diz-dirsek pozisyonunda yapılan muayenede tanı konulur. Bu hastalara mutlaka rektal tuşe denilen parmakla muayenede yapılmalıdır. Karar verilemeyen vakalarda rektoskopi yapılmalıdır. 40 yaşın üzerinde ve ailesinde kolon kanseri olan vakalarda kolonoskopi mutlaka istenmelidir. Çünkü muayene sırasında kanama odağı tam saptanamamışsa altında kanserli bir doku olup olmadığı araştırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kalın barsak ve rektum tümörlerinde ilk belirti kanama olabilir.

Hemoroid tedavisinde yapılacak ilk iş kabızlığın ve buna bağlı ıkınmanın ortadan kaldırılmasıdır. Tedavi buna göre planlanır. 1.derece hemoroidlerde barsak alışkanlığının düzeltilmesi, baharatlı ve özellikle acı yiyeceklerden uzak durulması yeterlidir. Diğer hemoroid tiplerinde ise çeşitli ofis tedavileri denenir (band ligasyon, lazer, THD). En son çare cerrahiye başvurulur.

Günümüzde gerek doktordan utanmak ve çekinmek yüzünden bazı hastalar bitkisel ürünlere yönelmektedir. Bu ürünleri her dönemdeki hemoroidlerde kullanmaktalar ve yararlı olduğunu söylemektedirler. Atkestanesi, civanperçemi, mayasıl ve pelin otu gibi bitkilerin damar genişlemelerini önlediğini söylemektedirler. Bunun dışında kuru kayısı, kuru incir, zeytinyağı, çekirdekli üzüm tedavi sırasında bolca tüketilirse tedaviye yardımcı olur. Kabızlığın ortadan kalkmasını sağlar.

Kabızlığı önlemenin en önemli yolu günlük en az 3 litre su alınmasıdır. Özellikle sabahları aç karnına içilen 400-500 cc su barsakların daha iyi çalışmasını ve kabızlığın önlenmesini sağlar.

2.olarak posa bırakan sebze, meyve, salata gibi gıdalara yönelmelidir. Bunun için hastalar 3 öğünden 1 öğününü mutlaka sebze yemeklerine ayırmalıdır. Bunun yanında bol miktarda yenecek meyve ve salata gene hastalığı önlemek için bire bir gelecektir.

Hemoroid hastalarının dikkat etmesi gerekenler:

Hastalara düzenli spor önerilmelidir. Hiç olmazsa günde 3-5 kilometre yürüyüş çok önemlidir. Sedanter bir hayat dolaşım sistemi üzerine negatif etkilidir. Özellikle yaşa göre düzenli yürüme, koşma veya yüzme barsakların çalışması için çok iyi gelir.

Bu arada hastaların baharatlı gıdalardan uzak durması, öğün atlamaması gerekir. Hastalar kendilerine bir tuvalet alışkanlığı yaratmalıdır. Günün belirli bir saatinde mutlaka tuvalete gitmelidir. Bu sabah kahvaltısından sonra olursa çok iyi olur.

Bazıları tuvalette uzun süre oturur. Hatta gazete okur, cep telefonu ile ilgilenir. Tuvalette uzun süre oturmak ve ıkınmak bu bölgedeki damarlarda basıncı arttırır ve hemoroid oluşumuna yol açar.

Aşırı stres, gerginlik sindirim sistemini etkiler. Kabızlık yaratabilir. Ayrıca bu kişilerde abur-cubur yeme alışkanlığı fazladır. Bunlardan kaçınmak gerekir.

Son olarak soğuk hava hemoroidlere iyi gelmez. Özellikle ayakların üşütülmemesi sıcak su banyoları korunma açısından yararlıdır.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Yorumlar

Yorum Yaz

2017 - Tüm Hakları Saklıdır. | Dijital Ajansı: Diji Seo

Hemen Ara
Yol Tarifi