• 0 232 504 00 00
  • Atatürk Cad. No:384 K:3 D:5 Berin Reşat Aksoy Plaza Alsancak, İzmir
  • Pazartesi - Cumartesi: 09:00 - 16:30

At Nalı Fistül Nedir, Tedavisi Nasıldır?

At nalı fistüller anüs çevresinde deri altında büyük U veya at nalı şeklinde oluşmuş fistüllerdir.
Tedavisi diğer fistüllere göre farklı olduğundan ayrı bir başlık altında incelenmesinde yarar
vardır. Diğer fistüllere göre tam iyileşememe, sık sık nüks etme sorunları nedeniyle hem
hastayı hem de tedavi eden hekimi bezdiren bir durumdur.

Tedavi sonrası vücutta kalmış apseler varsa bunlar fibrotik olan eski fistül traktından drene
olamazlar. Bunun sonucu apseler kolay buldukları karşı tarafa doğru yönelirler ve yeni
delikler oluşturarak kendilerini drene ederler. Bu da birkaç tane deliğin anüs çevresinde
oluşmasına yol açar. Bazen de hastalarda apse iki taraflı oluşur. Bunlarda fistül gelişirse yine
iki taraflı at nalı fistüller oluşur. Bu fistüller tek tek bağımsız olabileceği gibi birleşmiş halde de
bulunabilir.

Tanı fizik muayene ve anoskopik muayene ile konur. Muayene sırasında yapılan rektal
tuşede iki taraflı sert fistül yolları parmakla hissedilir. Tanı için endorektal US, ve pelvik MR
yararlı olur.

Hastalar anal bölgede akıntı, ağrı yakınmaları ile hekime başvurur. Genelde birkaç tane
eksternal fistül dış delikleri muayene sırasında görülür. Tedavi öncesi hastada kronik
inflamatuvar hastalık (Crohn hastalığı) veya tümör yönünden de araştırılması yerinde bir
davranış olur.

Tedavi uzun ve zaman alır. Tanı konulduktan sonra hastaya tedavinin uzun süreceği, zor
iyileşen yaralar olacağı söylenir. Yapılan tedavi sırasında hastalar inkontinans sorunu
yaşayabilir. Tedavinin yeterli yapılmaması fistüllerde sık nükse yol açar.
Tedavide çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bunlar fistülün tipine, hastanın durumuna, yaşına
göre değişir. Fistül yolunun geniş açılması ve drenaj, seton uygulaması bu tedavilerden
bazılarıdır.

At nalı fistüllerde yüzeyel olan fistüllerde fistülotomi uygulanır. Bu arada bu bölgede
Debridmanlar da gerekebilir. Bunlar sırayla yapılmalı, fistülotomi yapılan bölgeler iyileştikten
sonra diğer kısımlara geçilmelidir. Bu şekilde yüzeyde olan fistüller tamamen iyileştikten
sonra genelde posteriorda olan iç delik ile fistülotomi yapılan yerdeki diş delik arasına seton
uygulaması yapılır. Fistülotomi yaraları kapanırken seton da her ay bir miktar sıkılarak içteki
deliğin sfinkterlerden kurtulması sağlanmaya çalışılır. Bu işlemden sonra sfinkter düzeyindeki
fistül traktı lazer çubuğu ile yakılarak kapatılır.

İleri derecede kronik vakalarda fistülotomi ve drenaj işlemlerinden sonra endorektal ilerletme
flebi, lazer ile yakma işlemleri uygulanabilir. Fakat bu işlemlerden önce bazı hastalarda
saptırıcı kolostomi gerekebilir. Eğer fistül Crohn hastalığı bünyesinde gelişmişse bu fleb
yöntemlerine başvurmamak gerekir.

Fistül olan ve sık sık o bölgede apsesi gelişen kişilerin sistemik olarak da araştırılması
gerekir. Bunların başında diyabet hastalığı gelir. Diyabeti olan, şeker düzeyi sürekli yüksek
olan hastalarda yapılan tedaviler sonuç vermemekte ve hastalık sık sık nüks etmektedir.
Kanser nedeniyle tedavi gören bu amaçla kemoterapi alan hastalarda da anal apseler diğer
hastalara göre daha sık görülmektedir. Bu hastalar erkenden tedavi edilmezlerse fistül
gelişimi özellikle de at nalı fistül gelişimi daha sık olmaktadır. İmmünsüpresif tedavi bağışıklık sistemini bozmakta, doku iyileşmesini geciktirmektedir. Bu hastalara uygulanacak
fistülotomiler normal kişilere göre daha geç iyileşmektedirler. Bu hastalara konulan
setonlarda çok uzun süre kalmak zorundadır.

Çok komplike vakalarda tedavinin selameti için saptırıcı kolostomi yapılmasında yarar vardır.
Kolostomi ile o bölge daha rahat tedavi edilebilmektedir.

At nalı fistüllerde tedavi başarısı tanının çok iyi konulması, yapılacak tedavinin çok iyi
planlanmasından geçer. Çoğu zaman operasyon öncesi çekilen MR ile fistül yollarının tam
olarak saptamak zordur. Radyologlar tarafından yapılan rapor okumalarında fistül yolları tam
olarak belirtilmemektedir. Bu nedenle tedaviyi yapacak proktoloğun hastayı çok iyi muayene
edip, tedaviyi şekillendirmesi gerekir. Hastada tedavi sonrası oluşabilecek inkontinans
riskinin minimum olması için gayret sarf edilmelidir. Hastalara tedavi öncesi her durum
etraflıca anlatılmalıdır. Setonun vereceği sıkıntılardan hasta haberdar olmalıdır. Yapılacak
fistülotomilerin pansumanları düzgün yapılmalıdır. Bunun için hasta etraflıca aydınlatılmalıdır.
Sonuç olarak at nalı fistüller diğer fistüllere göre daha karmaşık ve tedavisi daha zor olan
fistüllerdir. Tedavide hasta hekim ilişkisi çok önemledir. Tedavi uzun süreceği için hastanın
sabırlı olması ve hekimine güvenmesi gerekir.



All Categories:

Yorumlar

Yorum Yaz

Hemen Ara
Yol Tarifi